
Sevgili dostlarım,
hayatıma ve bloguma hoş geldiniz. Altı aylık blog gecmişimde calkantıların sonucu olarak az ve öz dostlarım kaldı. Bazı acılarım oldu elbet ama galiba güzel sonuclara ulaştık. Daha güzel, içten paylaşımlarımız olacak.
O sinirli halim gitti mutluluktan havalarda ucan bir halim var. Bu güzel çikolatlı kahveyide tüm sevdiklerime yolluyorum.
Artık hiç bir şeyin moralimi bozmasına izin vermiycem. Pozitif düşünmek ve bazen kendi kişiliğinden ödün vermeden susmak en iyisi oluyormuş. Susmak deyince bazıları gibide işine yarar konularda haklı dahi olsa haksız konumuna düşmek değil elbette kendimi gerekli şekilde ifade ettikten sonra olayı büyütmeden daha cok halk ozanlarının atışmaları gibi bir ben bir onun konuşması işi daha cok çirkefliğe taşımaktadır.
Güzellikler dolau yaşamda boş vaadlerin arkasında dolaşmaktan sıkıldım ve yalnız sizler için hazırladıgım paylaşımlarla aranızda olmak istiyorum. dha kaliteli ve saygınlığı bozmadan.
Mutluluıklar bizimle olsun.
24 Ağustos 2007 Cuma
HOŞGELDİN KAHVESİ
Gönderen
hatice
zaman:
14:05
Etiketler: AFİYET OLSUN
23 Ağustos 2007 Perşembe
KARDEŞLİK Mİ? KALLEŞLİK Mİ?

Şubat ayından bu yana blog yapmaktayım ve begendiğim blogları gezmeyide cok seviyorum. Arkdaslar arkdaslıklar cok güzel ama son günlerde bazı kendini bilmez suursuz kişiler tarafından, karalama kampanyaları ve kendi bloglarımızda garip yazılar bırakılarak taciz edilmeye baslandık. Blog kardeşliği olarak baslayan dönem şu an blog kalleşliğine dönüşmüş durumda!
Yaptıgımız calışmaları, paylaştıgımız güzellikleri unuttuk bir garip furyaya savrulduk gitti. artık bloglara yazmak bile gelmiyor insanın içinden. Durum vahim anlayacagınız biraz daha dikkat ve hassasiyet lutfen kırmayalım birbirimizi.
Gönderen
hatice
zaman:
14:40
Etiketler: hayata yön veren öyküler
ROMANTİK AN
Ne güzel olurdu degilmi akşam böyle bir bahcede randevunuz olsa. Güzel bir aksam yemeğinin ardından ay ışığı altında güzel bir yürüyüş, acaba yolun sonunda sizi ne bekliyor olurdu? şöyle tertemiz bir nehir bile olsa yeter, yeşillikler üzerinde oturup ayaklarımızı suya sokmak ve cocuklar gibi biraz şımarmak. Kimsenin görmediğini düşünerek basını omuzuna yaslamak, yıldızlerı izlemek.
Nette dolaşırken gördüğüm bahce düzenlemesine ait ufacık bir yol bile hayal kumam için yeterli oldu.Mutlulugu uzakta aramamk mı lazım? yoksa hayal kurmak serbest mi bu ülkede ?
Gönderen
hatice
zaman:
09:39
Etiketler: DEKORAYSON ÖNERİLERİ
19 Ağustos 2007 Pazar
sabah kahvaltısı ve arılar
Sabah ne güzel uyandım canımın içi bu sabah kahvaltı benden dedi. Patates kızartmış bana ben cok severim her gün yerim valla pek sevmeyeninede rastlamadım. Yumurtasını haslamış kasarlı sucuk yapmış hamaratlıgı üztündeydi yani anlayacagınız. Bir güzel balkonumuza kurulduk masa süper hazırlanmış tabi biz oturur oturmaz iki tane arı musalat olmaz mı bize kahvaltıya misafirimiz vardı anlayacagınız.
Artık cocukluktan kalma sarkımızla kahvaltı yaptık " arı bende bal yok çiçeklerde pek cok" kolumuzu bacagımızı sallamalar falan hayli komiktik.
Bi ara eşim bal tabagını balkon parmaklıklarına koydu komik cümleler ve davranışlarla arılardan kurtulmaya calıştık. dediği şuydu " ya oraya hazır bal koydum gelmeyin artık" gülmekten bi haller oldu artık bize.
Kahvaltınında sonuna yavas yavas yaklaşmıştık. artık eşim ben hiç sevmesemde sabah sigarasını yakmak için kalktı ve son bombayı patlattı. " arılar dumana gelmez ben bari sigara içeyimde kacsınlar" iyi hoşta onlar fazla miktarda dumandan kacmazlarmı bizimkide içtiği sigaranın kılıfını cok güzel uydurdu böylece.
Arılarla macelarımız uzun süre devam edecek. insallah basımıza bi kaza gelmeden balkondaki kahvaltı keyiflerimiz biter.
Hepinize iyi pazarlar diliyorum. Tekrar görüşmek üzere.
Saygılar.
Gönderen
hatice
zaman:
16:44
Etiketler: AFİYET OLSUN
dünyanın inşası (mevlana)
Gönderen
hatice
zaman:
09:30
Etiketler: SEYİR DEFTERİM





